Necdet Bulut: Bir Sosyalist ve Bilim İnsanı

Necdet Bulut sosyalizm mücadelesi kadar bilgisayar ve bilişim alanında ülkesinin gelişmesi için de yoğun bir çaba sarf etti. 1978’de öldürülene kadar 40 yıllık yaşamına birçok bilimsel çalışma sığdırdı.

Necdet Bulut 40 yıl önce Ülkü Ocakları Üyesi olan üç tetikçi tarafından öldürüldü.

Saldırı Necdet Bulut ve ailesiyle birlikte Trabzon’da kaldıkları lojmana dönerken gerçekleştirilmişti.

Ertesi gün gazetelerde “sosyalist bilim adamı Dr. Necdet Bulut, oğlu Yiğit Bulut ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Trabzon il saymanı olan eşi Neşe Bulut’un 26 Kasım 1978 Pazar gecesi Trabzon’da araçlarıyla evlerine giderken faşist bir pusuya hedef oldukları” yazacaktı.

Yukarıdaki tırnak içindeki bölüm, o gün saldırıda kalçasından yaralanan Neşe Erdilek Bulut, Necdet Bulut’un öldürülüşünün 40. Yılı dolayısıyla hazırladığı kitaptan bir alıntı.

Yazılama Yayınevi’nden çıkan kitabın adı “Karanlığın Katlettiği Bir Bilim İnsanı: Necdet Bulut”. Saldırının anlatıldığı bölümün adı “Sosyalizm Mücadelesi Uğruna Katlediliş”. Necdet Bulut TİP üyesi bir sosyalist. ODTÜ’de akademisyen. Saldırı gerçekleştiğinde ODTÜ’den bir yıllık izinle geldiği Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Elektronik Hesap Bilimleri Enstitüsü Başkanlığı görevini yürütüyor ve üniversitenin bilgisayar merkezinin kurulması için çalışıyordu.

Necdet Bulut sosyalizm mücadelesi kadar bilgisayar ve bilişim alanında ülkesinin gelişmesi için de yoğun bir çaba sarf ediyordu. 1975’te Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanlığına seçildi. Ayrıca Tüm Öğretim Üyeleri Derneği’nde genel yazmanlık görevini yürütüyordu. Bilgisayar konusunda öncü bir isimdi Türkiye’nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk kişiydi.

1938 Sivas Gürün doğumluydu. Ortaokulu Ereğli’de, liseyi Konya’da okudu. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Jeofizik Bölümü’nde yapmıştı. 1960’ta mezun oldu. Bilgisayara ilgisi 1961-1962 yıllarında askerliğini yaptığı Milli Savunma Bakanlığı Araştırma-Geliştirme (AR-GE) Başkanlığı’nda gelişti. AR-GE’de “stok kontrol sorunlarının bilgisayarla çözülmesi” komisyonunda yaptığı çalışmalar sırasında bilgisayarın gelecek için önemini kavradı.

Askerlik sonrası ABD’ye gitti. 1963-1969 arasında IBM şirketinde sistem mühendisi olarak çalıştı.

Bilim ve bilgisayar aşkı ile sosyalist mücadele aşkı IBM’de çalıştığı yıllarda kendisini gösterdi. O yıllarda “dünyanın hiçbir köşesindeki çalışma biriminde sendika kurdurmaz”lığıyla ünlü IBM’de sendikal örgütlenme çalışması yaptı ve Bilgi İşlem İşçileri Sendikası’nın kurulmasına öncülük etti.

Türkiye İşçi Partisi’ne 1967’de üye olmuştu. Partinin örgütlenme ve eğitim çalışmalarında görev almıştı.

1969’da Türkiye’ye döndü ve ODTÜ’ye Elektronik Hesap Bilimleri Enstitüsü’ne programcı olarak girdi. Kısa sürede öğretim görevlisi olarak da görevlendirildi. 1970’de ABD’de Indiana’da Purdue Üniversitesi’nde yüksek lisans çalışmalarına başladı. 1972’de bitirdi, 1973’de doktora derecesi aldı. Alanı “Yazılım Fiziği” idi. 1974’te aynı üniversitede yardımcı profesör oldu. Aynı yıl ODTÜ’ye döndü. 1975’te ODTÜ’de Bilgisayar Merkezi yönetmenliğine getirildi. ODTÜ’de sendikalaşma çalışmalarına katıldı.

Bu dönemde bilgisayar sistemleri üzerine bir çok çalışma ve yeniliğe imza attı. İlk dönem çalışmalarında en önemlisi Sayıştay için Bütünleşik Bilişim Sistemi geliştirme çalışmasıdır. Necdet Bulut’un başkanlığında bir ekip, bu çalışma sonrası iki ciltlik bir ön rapor hazırladı.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın “Bilgisayar ve Ülkemizdeki Kullanımı” konulu dizi panellerinin konuşmacısıydı. Ekim 1976’da Ankara’da, Aralık 1976’da İzmir’de, Mayıs 1978’de Trabzon’da panellerde konuşmacı olmuştu. Aralık 1978’de Trabzon’da yapılacak panelde konuşacaktı ama saldırıya uğradı.

Trabzon’a önce 1978 başında KTÜ’den “Doğrusal Programlama” dersini vermek için davet edilmişti. Temmuz ayında Bilgisayar Merkezi’nin yöneticisi oldu. Üniversite için dört ay kadar bir sürede sistem ve bilgisayar seçimini tamamladı. Bilgisayarlar İstanbul’dan gemiye yüklenmişti. Tıpkı Trabzon’da yapılacak panel gibi, bilgisayarların Trabzon limanına gelişini göremedi.

ODTÜ’nün çöküşü kime yarar?

Kitabı hazırlayan Neşe Erdilek Bulut, Necdet Bulut hakkında yazılanların yanı sıra onun çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayımlanmış yazılarını toplamış.

Necdet Bulut bir sosyalistti, bir bilim insanıydı; yönünü ileriye, gelişmeye çevirmişti, bilgi birikimi ve azmiyle yürüyüşünü sürdürüyordu. Geleceği şimdiden kurma gayretindeydi, geleceği de aslında bir bakıma okuyordu.

Vatan Gazetesi’nde 22 Eylül 1977’de yayımlanan “ODTÜ’nün Çöküşü Kime Yarar?” başlıklı yazısı, yıllar içerisinde tüm sağ baskıcı iktidarlar tarafından ODTÜ’nün hedef alınmasının nedenlerini ortaya koyuyor.

Şöyle diyor Necdet Bulut:

“Kendi üretmediği teknolojileri dışarıdan getirmek zorunda olan ülkelerde bu ileri teknolojinin özümlenebilmesi ve yeterince kullanılabilmesi için ilk koşul gerekli teknolojik altyapının sağlanmasıdır. Bu altyapının oluşmasında hem eğitim ve araştırma yaparak hem de araştırma geleneğini yaygınlaştırarak teknik üniversiteler önemli bir rol oynarlar.”

ODTÜ direniyor

ODTÜ, Necdet Bulut ve onun gibi nice akademisyeni, öğrencisi ve işçileriyle bu rolünü yıllardır yerine getirmek için direniyor.

Necdet Bulut’un ODTÜ’deki görevini bırakması ve Trabzon’a gidişi Türkiye’deki tüm sol-sosyalist muhalefete acımasızca saldıran II. Milliyetçi Cephe (MC) Hükümeti’nin yani Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisi (AP), Necmettin Erbakan liderliğinde Milli Selamet Partisi’nin (MSP) ve Alpaslan Türkeş liderliğinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurduğu koalisyonun icraatleri önemli bir rol oynamıştı.

II. MC olarak adlandırılan AP, MSP ve MHP koalisyonu 21 Temmuz 1977’de kuruldu ve 5 Ocak 1978’e kadar iktidarda kaldı.

II. MC Hükümeti, ODTÜ’deki muhalefeti bastırmak için rektörlüğe, Aydınlar Ocağı Yönetim kurulu üyesi, MHP’li Hasan Tan’ı atadı. Hasan Tan bilindik bir milliyetçiydi.

Şubat 1977’de öğrenciler boykota gitti. Tüm dekanlar, bölüm başkanları istifa etti. Necdet Bulut bu yoğun mücadele döneminde en ön saflardaydı.

Hasan Tan, okuldaki sendikalı işçileri kovup yerlerine ülkücü olduğu bilinen kişileri işe aldı. Necdet Bulut’un yöneticiliğini yaptığı merkezin yönetmenliğine “hakkında yolsuzluktan soruşturma açılmış bir ambar memuru atandı, merkezde çalışan tüm personel yani 26 kişinin işine bir günde son verildi…”

Ama ODTÜ doğrudan rektörden gelen yerinden ve işinden etmelere direndi. ODTÜ 1971’de Deniz Gezmiş yurtlarda saklanıyor gerekçesiyle olduğu gibi bir kez daha jandarma tarafından kuşatıldı. 3 bin öğrenci yurtlardan çıkarıldı, arama yapıldı.

8 Haziran 1977 günü ODTÜ öğrencisi Ertuğrul Karakaya okul girişinde jandarma tarafından öldürülmesinin ardından direniş daha da büyüdü; Hasan Tan istifa edip yurtdışına kaçtı.

Necdet Bulut’un Trabzon’da saldırıya uğradığı günlerde Türkiye’de topyekûn saldırılar yaşanıyordu. Neşe Erdilek’in daha sonradan defalarca ifade ettiği gibi Necdet Bulut, Trabzon’da tanınan biri değildi; saldırı emri Ankara’dan verilmiş olmalıydı.

Faili meçhullaştırılan cinayet

Necdet Bulut’a ateş eden ve mahkeme dosyasında “Ülkü Ocakları üyesi” olarak geçen üç tetikçi yakalandı. 15’er yıl ceza aldılar. Onları azmettiren üç Ülkü Ocakları üyesi ise müebbet hapse mahkum oldu. Ancak Askeri Yargıtay, Bulut’un ölümünde “tıbbi hata” ve tıp açısından “meslek ve sanatta acemilik” saptadığından bu kararlar bozuldu ve yargılama, yeterli kanıt bulunamadığından dolayı, 1985’te beraatla sonuçlandı.

Türkiye’de olageldiği üzere Necdet Bulut cinayeti faili meçhul bırakıldı. Onu öldürenler tarihin karanlıkları içinde kayboldu; Necdet Bulut ise sevenleri, mücadele arkadaşları, yazıları ve fikirleriyle yaşıyor, yaşatılıyor.

Yazar listesi

Necdet Bulut hakkında yazılmış yazılardan kitaba alınmış olanların yazarlarının listesi:

Yiğit Bulut, Neşe Erdilek Bulut, Güney Gönenç, Can Açıkgöz, Ülkü Özen, Işıtan Gündüz, Gencay Şaylan, Gürel Tüzün, Peyami Arıırk, Özkan Taner, Yılmaz Özkan, Sönmez Taner, Yeter Göksu, Uğur Sunar Aytuna, Ersin Salman, Neşet Kocabıyıkoğlu, Sevgi Tuncel, Raşit Kaya, Aykut Göker, Nezih Kuleyin, Coşkun Gönültaş, Şanar Yurdatapan, Şansal Dikmen, Şahin Tekgündüz, Sacit Yörüker, Varlık Özmenek, İffet Renda, Bülent Vargel.

Künye: “Karanlığın Katlettiği Bir Bilim İnsanı: Necdet Bulut”, Hazırlayan: Neşe Erdilek Bulut, Yazılama Yayınevi, 2018, 364 s.

                                                                                                                            Bu yazı 25.08.2018 tarihinde bianet.org sitesinde yayımlanmıştır.

Ozan Özgür'le yeni şiir kitabı üzerine: Gecenin en karanlık anına, şafaktan bir önceki safhaya geçmek üzereyiz

28 Ağustos 2018

12 Eylül'ün ardındaki gerçek: Faşist darbenin sosyal demokrat destekçileri

28 Ağustos 2018