Bin Tanık

Bin Tanık, Yazılama Yayınevi’nin kısa bir süre önce yeniden yayımladığı Bin İnsan gibi, 12 Eylül karanlığının ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktüğü dönemde kaleme alınan, bu karanlığın içinden çıkan bir yapıt. Bin Tanık’ta, o dönemde yaşanan hak ve hukuk ihlallerinin değişik örneklerini, bunların nasıl sistematik hale geldiğini yeniden anımsama fırsatı bulmak mümkün.

İşkence başta olmak üzere bu dönemde yaygınlaşan pek çok acımasızlık, aslında “insanlığı” ya da “insan olma duygusunu” yok etmeyi amaçlıyor.

Bin Tanık, Yazılama Yayınevi’nin kısa bir süre önce yeniden yayımladığı Bin İnsan gibi, 12 Eylül karanlığının ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktüğü dönemde kaleme alınan, bu karanlığın içinden çıkan bir yapıt. Bin Tanık’ta, o dönemde yaşanan hak ve hukuk ihlallerinin değişik örneklerini, bunların nasıl sistematik hale geldiğini yeniden anımsama fırsatı bulmak mümkün.

İşkence başta olmak üzere bu dönemde yaygınlaşan pek çok acımasızlık, aslında “insanlığı” ya da “insan olma duygusunu” yok etmeyi amaçlıyor. Bunlara maruz kalan bir tutsağın ifadesiyle, “En zor olanı ise, insanı insanlıktan çıkarmak için her tür yönteme başvurulan o yerde, kendi değerlerini korumaktı. İnsan değerlerini korumak yani.”

Bin Tanık, 12 Eylül rejiminin Türkiye halkı üzerinde uyguladığı terörü anlatan çok önemli tanıklıkları ve belgeleri sunuyor. Ama Bin Tanık’ın, elinizdeki bu yeni baskısı, önemli bir adım daha atıyor. Tuşalp, Bin Tanık’ı bir de günümüzden ele alıyor. AKP Türkiyesi’nin yeni karanlığının içinden…